7 Nisan 2011 Perşembe

Bir Genç Adam



Bu yazı resimdeki genç adama ithaf edilmiştir. Bu yazının gerçek kişlerle fena halde ilgisi vardır.


Evet genç adam amacım seni övmek değil, sana nasihat çekmek hiç değil. Bazı eleştirilecek yanların yok değil.(Şaka yaptım sakın alınma)


Her şeyin bu kadar görselliğe indirgendiği bir çağda yazarak ayakta durmaya çalışıyorum. Neresinden baksan affedilir bir sebep. Ve sana sorular hazırladım cevaplarını kendime sakladım.


"Sen olmak nedir?" ve "Hayatın neresinden başlamalı yaşamaya?"


Memleket bile gurbet gibi gelir kimi zaman insana.


İnsan vazgeçmeye önce kendinden başlar sonra bir bakmışsın her şeyden vazgeçmişsin. Biliyor musun ben hayaller kurarken başkaları gerçekleri yaşıyordu. Bu yüzden ciddiye almazlar seni. Senden başarı hikayesi duymak isterler, somut, gözle görülür elle tutulur şeyler...


Ayşe Kulin bir kitabında der ki: "Yaşarken yaşamdan vazgeçmek üstesinden gelinir gibi değil." ama biz üstesinden gelmişiz hiç fena sayılmaz. Belki sadece roman yazarları bilecek değerimizi. Her birimiz bir roman kahramanı değil miyiz sanki. Biz bize benzeriz, delinin delisiyiz...


Biliyor musun?.. ben bir kadınım gözyaşından yapılmışım.(Bak bunu da bir roman yazarı söylemiş.)Bu cümleyi koydum cebime; belki bir gün bir yerde lazım olur diye.


Genç adama kısa not: Sakın birini uzaktan sevme. Ne yap ne et, haber sal, kuşlara söyle, dağa taşa söyle, ortak arkadaşlar edin mutlaka haberi olsun sevildiğinden; karşılık vermese bile.

2 yorum:

göçebe dedi ki...

yürek acıtası bir yazı olmuş:(

yüreğine keder sızanların, gözlerinde hep acı bir tebessüm olur(muş). öyle midir bilmiyorum:(
öyle düşündüm bir an...

lijepa djevojkaa dedi ki...

Eğer ki bir yazı birilerinin yüreğine dokunmayacaksa hiç yazılmasın daha iyidir kanımca.