3 Haziran 2011 Cuma

Karşılıklı Bağımlılık


Ben makine değilim; bu yüzden hem sevmeye hem de sevilmeye ihtiyacım var. Okurken, uyurken, bakarken, yürürken, dinlerken, konuşurken, ağlarken, gülerken, çalışırken, dinlenirken hep ihtiyaç duyduğumuz şey bu değil mi? Sevgi.
Bir erkeğin seni mutlu etmesini beklemenin hem bencillik hem de saçma olduğu şu yaşımda öğrenmiş bulunmaktayım.
İçimdeki duygularımı tam olarak anlatmanın imkanı yok. Kelimeler duyguları olduğu gibi aktarmakta yetersiz kalabiliyor kimi zaman. Bu yazıyı bitirip yeniden okuduğumda, bu cümleleri ben mi kurdum diyerek kendimden tiksineceğim muhtemelen. İyi ki yazılarımı beni yargılamadan okuyan bir kaç iyi dost var. Bir kadın olarak onların anlayışılarından cesaret aldığımı itiraf etmeliyim. Takdir edersiniz ki bizim toplumumuzda kadının duygularından bahsetmesi pek hoş karşılanmaz. En hümanist olanlarımız bile bu konuda beni hayal kırıklığına uğratabiliyor.
Sitem etmeden, ahkam kesmeden, nasihat etmeden, ahlak dersi vermeden anlatmak istediklerimi anlatabilir miyim? Açıkçası ben de bu konuda kendime pek güvenmediğimi itiraf etmek isterim.

"Birisinin vazgeçilmezi olmaya fena halde ihtiyacım var." diye yazmıştım bir yerde. Kimbilir hangi ruh halindeyken yazmışım şimdi düşününce. Bir kaç dostum bu söz üzerine birlik etmişçesine birinin vazgeçilmezi olmaktan çok vazgeçilmezimizi bulmak isteriz şeklinde karşılık vermişler bu cümleme. Acaba erkekler vazgeçilmez kadını bulmak; kadınlar da bir erkeğin vazgeçilmezi mi olmak istiyorlar? Bilmiyorum ama genellemelerden nefret ettiğimden ve bu da bir genelleme olduğundan hızla uzaklaştım bu düşüncemden.

Çok genç yaşımda vazgeçilmezimi buldum. Bu kadar rahat yazabiliyorum çünkü gerçekten benim için vazgeçilmez biriydi, başka bir erkek düşünmek istesem dahi benim için imkansızdı.
Birini hayatınızın vazgeçilmezi yapmak aslında karşınızda bulunan kişi için ağır bir yük olduğunu o yaşlarda anlamam pek zordu. Biraz bencil davrandım. Onun yanımda olması, hayatımın merkezimde bulunması benim için yeterliydi. Ama böyle olmazdı. "Karşılıklı bağımlılık" olmadan yaşanan her şey zamanla acı veriyor insana. Şimdi geçmişe dönüp baktığımda benim de bir çok hata yaptığımı fark ettim. Özgürlüğüne düşkün biri vazgeçilmeziniz ise zamanla bu kişi sizin dünyanınızın tutsağı olmak istemeyecek bu yüzden o hep gitmek isteyecek siz de hep kalmasını isteyeceksiniz; zamanla böyle bir kısırdöngü içinde buluyor insan kendisini.

Karşılıklı bir bağımlılık sözkonusu değilse araya şehirler, nehirler, denizler, yollar, yabancı insanlar yani başkaları ve günler, aylar, yıllar girer. En zoru da sanırım sizin vazgeçilmezim dediğiniz kişiden beklediğiniz ilgiyi onun başkalarına göstermesidir ki dayanılması çok zordur. Şimdi benim duygularımı bu kadar rahat yazdığıma bakmayın çünkü çoktan vazgeçtim.
Vazgeçmek demek unutmak anlamına gelmez. Ama böylece daha sağlıklı düşünen bir insan haline geliyorsunuz ki bu durumdan çok memnun olduğumu belirtmek isterim.
Birinin vazgeçilmezi olmak istiyorsanız o insan da sizi vazgeçilmezi yapmadığı; karşılıklı bir bağımlılık sözkonusu olmadığında bu durum insana acı vermekten başka bir işe yaramıyor. En azından şahsım adına böyle düşünüyorum.

Siz onsuz yaşamayacağınızı düşünürken onun siz pamuk ipliğiyle bağlanması ve bu sevginin inceldiği yerden kopması hayatın hüznüdür biz fanilere bir oyunudur. Yapacak hiç bir şey yoktur. İki ucu keskin bıçak. Hatta burada kibarlığı bir yana bırakıp iki ucu boklu değnek demek daha uygun olur.

"Birbirini tamamlamak üzere varolanlar
Birbirini tamamlayamıyor
Kendime dökülüyorum, içime."
Birhan Keskin

2 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Ölüm vazgeçilmez yapıyor mu?

olumlu olumsuz hiçbir yaşayamıyorsunuz bir sabah uyanıyorsunuz ve yok. Ne vazgeçebiliyorsunuz ne de vazgeçtiğini duyma şansınız var artık. Öylece kalıyor herşey.

askinguncesi dedi ki...

Aslinda boylesi bir sorgulama oncelikle vazgecilmezin taniminin irdelenmesini zorunlu kiliyor. Nedir iliskide istenen vazgecilmezlik? Lijepa'nin istedigi vazgecilmezlik nedir? Bu vazgecilmezlik bireyin birey olmasi ile celisiyor mu? Sevgilinin ozgurlugunu ve ozgunlugunu kisitliyor mu? Yoksa sevgiliyi zenginlestirip ozgurlestiriyor mu? Kolay degil bu sorularin yaniti biliyorum ama birbirinin vazgecilmesini istemenin ve irdelemenin de kolay olmadigi ortada... Kolay gele..