13 Aralık 2011 Salı

Kendimden Bahsetmeyi Pek Sevmem Aslında

Kendimden bahsetmeyi pek sevmem aslında.
Biliyorum kimsenin umrunda da değil senin neleri sevdiğin nelerden nefret ettiğin.
Çünkü herkes en çok kendiyle ilgili. Kendisinden bir şey bulursa seviyor karşınsındakini.
Kendimden bahsetmeyi pek sevmem aslında dedim ya kırmızı ruj pek yakışmaz bana.
Farklı biri değilim sıradan bile sayılırım. Kedileri severim.
Kek yapmanın mutlulukla bir ilgisi olduğunu düşünüyorum.
Başkalarının söylediklerinden çok etkilenirim.
İncindiğim zamanlar kendimi kıyıda köşede unutulmuş kırılan bir oyuncak gibi hissederim.
Kalabalıklar arasında yolunu şaşırmış bir hamamböceği gibiyim bazen.
Başkalarını mutlu etmeyen şeyler beni mutlu edebilir. Bilirim ki mutluluk kısa sürer. Değerini bilmek gerek.
Mutsuzluk olmasaydı ya da bizi mutsuz eden şeyler olmasaydı mutluluğun bir anlamı olmazdı.
Mutsuzluğumun arkasından mutluluğu beklerim aslında ben hep beklerim.
Artık gitmek gelmiyor içimden.
Sokak köpekleriyle aram iyidir.
Kahveyi mi yoksa çayı mı daha çok seviyorum? Hiç bilemiyorum.
Zihnimi önemsiz konularla meşgul ettiğimin farkındayım.
Ne kadar önemsiz biri olduğumu biliyorum. Bunu kime söylesem bunun aksini iddia edecektir oysa ben samimi insanları seviyorum. Yapmacık hareketlerle seni önemliymiş gibi hissettirmeye çalışanları değil mesela. Çünkü hiç birimiz bir dakika sonra ne olacağımızı bilmiyoruz.
İşe gitmek için sabah evden çıkan ve kapısının önünde çöp kamyonunun altında kalarak feci şekilde can veren genç kadın evden çıkarken başına geleceklerden habersizdi. Neyse ki bilmiyoruz, bilmiyorlar, kimse bilemez, kimse bilmek istemez çünkü bilmek bazen korkunç bir şeye dönüşüyor.
Başımıza geleceklerden habersiz yaşamak önemsiz olduğumuzun açık bir kanıtı.
Kendini çok önemli sanan insanlar var ve benim onlarla hiç bir ilgim yok.
Büyük başarılarım yok. Olmasını isterdim. Ama olmadı.
En sevdiğim insanlar hep başka şehirlerde oldu ve ben artık buna alıştım.
Az insanlarla görüşmenin beni daha mutlu ettiğini gördüm.
Çok insan çok baş ağrısı demek.
Gülümsemeyi severim. Gülümsemenin iki insan arasındaki anlaşmak için en kısa yol olduğunu düşünürüm.
Gülümsememize kimin aşık olacağını bilemeyiz? Öyle değil mi?

1 yorum:

Volkan VURAL (the enişte) dedi ki...

aslında yazdıklarımızla ve paylaştıklarımızla kendimizden bahsetmiş olmuyor muyuz?