20 Şubat 2011 Pazar

Damdan Düşüp Başımı Yaran Şeyler


Neresinden baksam kendimi başarısız biri olarak gördüm. Beni başkalarının nasıl gördüğü çok mühim değil. Onlar ne derse desinler. Önemli olan insanın kendisini hayatta nereye koyduğu nerede görmek istediğidir.
Neden böyle düşünüyorum? Anne olduktan sonra bile kendisini yalnızca evlatlarına adamış annemle kendimi kıyasladığımda bile iyi bir anne olamadığımı düşündüm. Annem gibi değildim, başkaları gibi değildim, kendim gibi olmayı denedim.
Evlendikten sonra ki çok genç evlendim, evlenmeye çok meraklıydım galiba çünkü insan yirmili yaşlarının başında niye evlenir ki? Bunun bir başka açıklaması olamaz herhalde.
Ev hanımı olmayı bir türlü beceremedim. Kendisini ev işlerine adayan kadınlara hayranım, kendini çocuklarına adayan kadınlara hayranım kendini kocalarına adayan kadınlara hayranım...
Evhanımlığı konusunda -"evhanımı" ne demekse evli erkekler için de "evbeyi" desek- çok kötü değilim. Sadece turşu kurmak, reçel yapmak gibi ustalık gerektiren becerilerim yok ayrıca örgü örmeyi ve dikiş dikmeyi bilmem. Yalnız çok iyi ütü yaparım, iyi yemek yaparım sırf bu iki şeyi iyi yaptığım için bile eşim benimle evlenmiş olabilir, bilemiyorum bazı şüphelerim var.
Lise arkadaşlarım, üniversite arkadaşlarım mezun olduktan sonra bir çoğu çok iyi yerlere geldiler modern insanlar buna "kariyer yapmak" diyor. Bir çoğu kariyer yaptı. Bazılarıyla artık görüşmüyorum. Çünkü eşit değiliz ve bazıları bunu size bir şekilde hissettirir. ve ben bundan nefret ederim. Onlarla konuşmaktansa evimin tam karşısında ki büfenin sahibi ile ayak üstü muhabbet etmek çok daha keyiflidir.
İş hayatında yaptığımın en iyisini yapmaya çalıştım her zaman. Sadece kurumsal şirket anlayışına bir türlü alışamadım, yapamadım. Sessiz sedasız ayrıldım. Küçük bir işyerinde küçük bir odada astım olmadan çalışmak bana daha çok keyif verdi. Ama çok insan sizin nerede çalıştığınızı görevinizin ne olduğunu merak ederler böyleleri kurumsal bir şirket adı duymadıklarında hayal kırıklığı yaşarlar. Çalışacaksa bir Sabancı Bir Koç gibi holdinglerde çalışmalı insan.
Yönetici olmak hiçbir zaman istemedim kimseyi yönetemem ben yönetmek de istemem.
Bundan sonra hayatıma nasıl bir yön vereceğim belki bir düzine çocuk doğururum. Kendime güveniyorum bir tane doğuran daha fazlasını da doğurabilir. Kimbilir bir dahi doğururum insanlığa bir faydam olur. Henüz bu fikrimi eşime açmadım. Bugünlerde üstüne fazla gitmemeliyim. En son yüksek kattan kendini atarak intihar eden sevgilisinin arkasından atlayan adamın haberini okuduğumda eşime sen de benim arkamdan atlar mısın diye sormuştum. Artık sorularıma neden cevap vermediğini tahmin edebiliyorum. Umutsuz değilim. Kocam işten eve dönmeden önce ağzıma bir parça çikolata atacağım uzun zamandır çikolata yemiyordum ve sırf bu yüzden saçmalıyordum. Bir erkek saçmalayan bir kadına ne kadar tahammül edebilir ki. Bir yerde okumuştum, çikolatanın beyinde endorfin oranını arttırdığını, endorfin ise mutluluk kaynağıdır. Çaktınız mı?

5 yorum:

GamTozu dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
GamTozu dedi ki...

kendini kabullenmende fayda var. bu konuda sorunun var gibi. (sorgulayıcı bir yapıda olduğundan olsa gerek) haddim değil ama çocuk konusunda başbakanın tavsiyesi var:)

lijepa djevojkaa dedi ki...

Evet evet Başbakan'nımızın gurur duyacağı bir Türg kadınıyam:)

Ρɑɓuç dedi ki...

Samimi bir yazı ilgiyle okudum kaleminize kuvvet ..Ve yüreğiniz doğrularınızdan şaşmasın diyeyim..Herkes farklı ama bunu farkedebilmek de ayrı bir fark..

Adsız dedi ki...

ilginc bilgiler icin tesekkurler